Blog Post

E-Atık ve Geri Dönüşümü 

  • von Erenus Yıldız
  • 01 Apr., 2025

Bir ton cep telefonu yaklaşık 250 gram altın içerirken, bir ton altın cevheri yalnızca 5 gram altın içeriyor.

Görsel Kaynağı: Dall-E3

Elektronik atık, yaygın olarak e-atık olarak bilinir ve artık işlevini yitirmiş veya istenmeyen elektronik cihazları ve ekipmanları ifade eder[1]. Bu kategori, akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, televizyonlar, buzdolapları, elektrikli diş fırçaları ve kulaklar gibi çeşitli cihazları içerir. Teknolojik ilerlemelerin hızlanması ve sık sık yenileme kültürü nedeniyle, e-atık küresel olarak en hızlı büyüyen atık türlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. E-atıkların geri dönüştürülmesi, yalnızca kurşun, cıva ve kadmiyum gibi zararlı maddelerden kaynaklanan toprak ve su kirliliği gibi çevresel zararları azaltmak için değil, aynı zamanda değerli kaynakları geri kazanmak için de kritik öneme sahip. Altın, gümüş ve bakır gibi değerli metallerin yanı sıra yeniden kullanılabilir bileşenler de e-atıklardan elde edilebilebiliyor. Bu durum, döngüsel ekonomiye katkıda bulunarak zaman içinde ham madde madenciliğine olan talebi azaltıyor.

Birleşmiş Milletler'in 2024 Küresel E-Atık Raporu'na göre, dünya genelinde 2022 yılında yaklaşık 62 milyon ton e-atık üretildi ve bu miktarın 2030 yılında 82 milyon tona ulaşması bekleniyor [2]. Avrupa'da ise 2022 yılında yaklaşık 13,1 milyon ton e-atık üretilmişken, sadece Almanya'da bu rakam 1,6 milyon tondan fazla olup,  Avrupa'da en fazla e-atık üreten ülkeler arasında karşımıza çıkıyor[3]. Bu sayılar her ne kadar Almanya için iyi olsa da, küresel ölçekte e-atıkların yalnızca %22,3'ü toplanıp geri dönüştürülebiliyor [4]. Ancak unutmamak gerekir ki bu süre içinde piyasaya sürülen elektrikli ve elektronik ekipmanlar da artmakta. Örneğin Avrupa Birliği'nde 2022 yılında elektrikli ve elektronik ekipmanların piyasaya sürülen miktarı 14,4 milyon ton ile zirve yapmıştır [5]. Bu yüksek üretim oranları, e-atıkların geri dönüşümünün artırılması gerektiğini açıkça göstermektedir. Aynı zamanda  değerli metallerin ve yeniden kullanılabilir bileşenlerin yeterince kurtarılmaması, çevresel etkilerin yanı sıra büyük ekonomik kayıplara da yol açmaktadır. Bu bağlamda, e-atık yönetimi, yalnızca çevresel sürdürülebilirlik için değil, aynı zamanda kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak için kritik bir öneme sahiptir.

E-atık geri dönüşümünün neden bu kadar kritik olduğunu daha iyi anlayabilmek için cep telefonlarındaki altın içeriği ile altın cevheri arasındaki karşılaştırmayı ele almak yeterli olacaktır. Zengin altın cevheri, ton başına ortalama 8-10 gram altın içerir. Ancak bu oran, cep telefonlarında bulunan altınla karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. İnanılması zor gelse de, bir ton eski cep telefonu yaklaşık 250 gram altın içerir.  Yani zengin altın cevherinden 25 ile 31 kat daha fazla. Bu da, cep telefonlarının geri dönüştürülmesinin, altın madenciliğine kıyasla çok daha verimli ve ekonomik bir yöntem olduğunu ortaya koymakta. Cep telefonlarının geri dönüştürülmesi yalnızca altın, gümüş ve bakır gibi değerli metallerin geri kazanılmasına olanak sağlamıyor, aynı zamanda insan ve doğa merkezli yapısıyla klasik anlamdaki madenciliğe ciddi bir alternatif oluyor. Zira e-atıkların geri dönüşümü yapılmadığında, bilgisayar, telefon, televizyon gibi cihazlarda bulunan kurşun, cıva, kadmiyum gibi kimyasallar, toprak ve su kaynaklarını kirleterek büyük çevresel zararlara yol açıyor.

Gana'nın Agbogbloshie bölgesi, dünya çapında e-atıkların en büyük geri dönüşüm alanlarından biri olarak bilinse de, burada uygulanan geleneksel ve sağlıksız geri dönüşüm yöntemleri ciddi sağlık risklerine yol açmakta [6]. E-atıkların genellikle ateşte yakılarak metal parçalarının ayrılması, yukarıda bahsedilen kimyasalların havaya salınmasına ve yer altı sularına karışmasına neden oluyor. Bu zararlı gazlara maruz kalan işçiler ve çevre sakinleri, solunum hastalıkları, kanser, nörolojik bozukluklar ve ağır metal zehirlenmesi gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor [8]. Özellikle çocuklar, kurşun zehirlenmesi nedeniyle sinir sistemi bozukluğı gibi kalıcı hasarlara maruz kalıyor. Agbogbloshie'deki bu durum, e-atık geri dönüşümünün daha güvenli ve sürdürülebilir yöntemlerle yapılması gerektiğini gösterirken, gelişmekte olan ülkelerdeki ilkel e-atık işleme süreçlerinin sağlık üzerindeki tehlikelerini vurgular nitelikte. Bu sorunun çözülmesi için daha güvenli geri dönüşüm yöntemlerinin uygulanması ve yerel halkın eğitilmesinin yanı sıra, hükümetler tarafından daha sıkı düzenlemeler ve politikaların devreye alınması büyük önem taşıyor.

Dünya genelinde, e-atıkların çevre ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele etmek amacıyla bir dizi düzenleme ve girişim hayata geçirilmiştir. Özellikle Avrupa Birliği (AB), e-atıkların yönetimi konusunda önemli düzenlemelere imza atmış ve bu alanda küresel ölçekte liderlik rolü üstlenmiştir. AB, Elektrikli ve Elektronik Ekipmanlar (EEE) ve E-atıkların Yönetimi konusundaki en önemli yasalarından biri olan WEEE Direktifi'ni (Waste Electrical and Electronic Equipment Directive) uygulamaktadır [5]. Bu düzenleme, e-atıkların toplanması, taşınması, geri dönüştürülmesi ve bertaraf edilmesi süreçlerinde belirli standartları belirleyerek, her üye ülkenin e-atık toplama ve geri dönüşüm oranlarını artırmasını sağlamaktadır. 2021'de yapılan değişikliklerle, e-atık geri dönüşüm hedefleri daha da artırılmıştır [5]. Buna göre, AB ülkeleri, e-atıkların %65'inin geri dönüştürülmesini sağlamayı hedeflemektedir [3]. Ayrıca, AB'nin RoHS Direktifi (Restriction of Hazardous Substances), zehirli maddelerin, özellikle kurşun ve cıva gibi zararlı elementlerin elektronik cihazlarda kullanılmasını sınırlayarak, e-atıklarda bulunan tehlikeli kimyasalların azaltılmasına yönelik bir adım atmaktadır [7]. Türkiye, Avrupa Birliği'nin bu düzenlemelerini her ne kadar olumlu görse de, henüz yolun daha çok başında. E-atıkların yönetimi konusunda 2012 yılında Elektrikli ve Elektronik Ekipmanların Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'ni yürürlüğe konmuş olsa da, Türkiye 2020 yılında belediye atıklarının geri dönüşümü kapsamında OECD ülkeleri sıralamasında sonlarda yer almıştır [9]. 

Almanya'da ise atık yönetimi, büyük ve güçlü bir ekonomik sektör haline gelmiştir. Ülkede bu alanda faaliyet gösteren yaklaşık 11 bin şirket, 270 binden fazla kişiye istihdam sağlamaktadır. Sektörün yıllık cirosu yaklaşık 70 milyar Avro'ya ulaşmaktadır. Ayrıca, 15 bini aşkın atık yönetim tesisi, geri dönüşüm ve diğer iyileştirme yöntemleriyle doğal kaynakların korunmasını hedeflemektedir. Almanya'da evsel atıkların geri dönüştürülme oranı %67, üretim ve ticari atıkların geri dönüştürülme oranı %70, inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüştürülme oranı ise %90 olarak karşımıza çıkıyor [11]. Almanya'daki geri dönüşüm süreçlerini düzenleyen aslında üç temel yasa bulunuyor:

  1. Alman Federal Atık Yönetim Yasası: İlk ulusal atık imha yasası olan Abfallbeseitigungsgesetz (AbfG), 1972 yılında yürürlüğe girmiştir. Güncel Atık Yönetim Yasası (KrWG) ise 1 Haziran 2012'de kabul edilmiştir. Bu yasa, eski yasanın yapısal unsurlarını içermekle birlikte, kullanım ömrünü tamamlamış araçlar (ELV), piller (BatterieG) ve elektrikli cihazlar (ElektroG) gibi spesifik atık türlerinin yönetimini detaylandırmaktadır [12].
  2. Eyalet Yasaları: Eyaletlerin atık yönetim yasaları, federal yasadan bazı farklılıklar gösterebilir. Federal hükümet, genel atık imhasını düzenlerken, eyaletler federal yasanın kapsamına girmeyen konulara ilişkin düzenlemeler yapabilir. Bu yasalar genellikle atık imhasından sorumlu kuruluşları ve belediyelerin atık bertaraf yönetmeliklerini belirler.
  3. Belediye Atık İmha Yasası: Evsel atıkların toplanması ve geri kazanımı, belediyelere ait yönetmeliklere tabidir. Örneğin, çöp toplama ücretleri bu yönetmeliklerin bir parçasıdır. Almanya'da belediye atıkları geri dönüştürme oranı, 2002'de %56 iken, 2017'de %67'ye ulaşmıştır. Federal Hükümet, 2020 yılı için oranı %65 olarak hedeflemiş ve bu hedefe üç yıl öncesinden ulaşılmıştır. Avrupa Parlamentosu’nun yönergelerine göre, üye ülkelerin belediye atıklarındaki geri dönüşüm oranlarının 2025’te %55, 2030’da %60 ve 2035’te %65’e ulaşması beklenmektedir. 

Avrupa Komisyonu’nun 2019’da aldığı karar, elektronik cihazların daha dayanıklı ve onarılabilir olmasını teşvik ederek, e-atık miktarını azaltmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, 2021 itibarıyla AB üyesi ülkelerde faaliyet gösteren üreticilerin, cihazların onarımında kullanılacak yedek parçaları 10 yıl boyunca ücretsiz olarak sağlaması zorunlu hale gelmiştir. Karar, tüketicilere "onarım hakkı" tanınmasını hedeflerken, bu yaklaşıma ABD’nin 20 eyaletinde de yasal düzenlemeler eşlik etmektedir.

AB dışında, bu konuda dikkat çeken bir diğer ülke Avustralya’dır. Avustralya Çevre ve Tarım Bakanlığı, ülke genelinde e-atık toplama merkezleri kurarak vatandaşların geri dönüşüm hizmetlerine kolayca erişebilmesini sağlamıştır. "Ulusal Televizyon ve Bilgisayar Geri Dönüşüm Programı"[14] kapsamında, şehir içi ve kırsal bölgelerde ücretsiz e-atık toplama hizmetleri sunulmaktadır. Bu program, halkın kullanmadığı cihazları zahmetsiz bir şekilde geri dönüştürebilmesi için endüstrinin desteğiyle yapılandırılmıştır. Toplama merkezleri, nüfusun %98’inin erişebileceği noktalarda konumlandırılmış olup, dört büyük şirket tarafından işletilmektedir. Her bir şirket, çalışma saatlerini ve operasyonlarını bağımsız şekilde düzenlemektedir. Ayrıca, erişimi zor bölgeler için nakliye desteği sunulmakta ve "E-atık Geri Dönüşüm Hattı" sayesinde vatandaşlar kendilerine en yakın toplama merkezini bulabilmektedir. Bu hizmet, aynı zamanda bir web sitesi üzerinden de kullanılabilir durumdadır [15]. Avustralya hükümeti, geri dönüşüm süreçlerinde şeffaflığı sağlamak amacıyla, kabul edilen cihazların listesi ile hangi şirketin hangi tür cihazlardan sorumlu olduğunu resmi internet sitesinde paylaşmaktadır. Örneğin, cep telefonlarının toplanması ve geri dönüşümünü üstlenen MobileMuster adlı firma, küçük cihazlar için posta yoluyla toplama seçeneği sunmaktadır. "Evinden Geri Dönüştür" sloganıyla hareket eden firma, posta ile gönderilen cihazlar için herhangi bir ücret talep etmemektedir.

Kentsel Maden Platformu (UMP), e-atık yönetimi ve geri dönüşüm açısından kritik bir adım olarak öne çıkan bir girişimdir. 2015 yılında başlatılan ve AB’nin Horizon2020 programı kapsamında fonlanan bu platform, pazara sürülen tüm elektronik cihazlar, araçlar, piller ve e-atıkların sayısal olarak bir araya toplandığı bir veri tabanı niteliği taşır [16]. Platform, AB’ye üye 28 ülke dışında Norveç ve İsviçre’yi de kapsamaktadır ve 800’den fazla kaynak doküman ve veri tabanına dayanmaktadır.

UMP, kullanıcılara verileri yıl, ülke, kiloton gibi kriterlere göre analiz etme imkânı tanır ve bu veriler grafiklerle görselleştirilebilir. Veri üç temel kategoride toplanmıştır:

  1. Pazara sunulan, stokta bulunan ve atık haline gelen ürünlerin tür ve sayıları.
  2. Elektronik cihazlar, araçlar ve pillerde bulunan kritik hammaddeler ve elementler (örneğin altın, alüminyum, neodimyum gibi).
  3. Toplanan ve tahmin edilen e-atık miktarları ile ithal edilen veya kaybolmuş araçlar.

Bu platform, geri dönüşüm tesisleri için paha biçilemez bir kaynak sunmaktadır. Geri dönüşüm süreçlerinin verimli yürütülmesi, hammaddelerin yeniden kazanımı ve sürdürülebilirlik için gerekli oranların korunmasında önemli bir rol oynar.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) tahminlerine göre, 2020 yılı itibarıyla dünya genelinde 25-50 milyar elektronik cihazın kullanımda olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 2040 yılına gelindiğinde bilgisayar, monitör, akıllı telefon ve tablet gibi cihazların toplam karbon emisyonlarının %14’ünden sorumlu olacağı ve 2060’ta elektronik tüketiminin iki katına çıkacağı öngörülmektedir.

Ancak 2024 yılında üretilen e-atığın %10’undan az bir miktarının belgelenip geri dönüştürüldüğünü ifade edilmektedir. Aşağıdaki tablo, Avrupa Okyanusya, Amerika, Asya ve Afrika olmak üzere dünya kıtaları üzerindeki e-atık üretimini ve geri dönüşüm oranlarını gösteriyor. Tabloda koyu yeşil, üretilen e-atığı; açık yeşil, geri dönüştürülebilir olarak belgelenen e-atığı temsil ediyor. Pembe renkteki yüzdeler ise geri dönüşüm oranını göstermektedir.  Bu  verilerin ışığında meselenin ciddiyeti daha da iyi anlaşıyor.  Sonuç kaçınılmaz: etkin bir e-atık yönetimi ihtiyacı mevcut. Bu konuda Türkiye'nin önünde uzun bir yol var gibi görünüyor. Ancak neyse ki, Almanya gibi e-atık geri dönüşümünde birikim sahibi olmuş ülkelerin uygulamalarına göz atmak mümkün. 

Kişi Başına Düşen E-Atık Üretimi ve Resmi Geri Dönüşüm Oranı (kg cinsinden). Kaynak: Global E-Waste Monitor 2024 [2].
Almanya’da e-atık toplama, tamir ve geri dönüştürme süreçleri yasalarla düzenlenmiştir ve bu süreçlerin lojistik zinciri devlet tarafından denetlenmektedir. Almanya’da bu alandaki düzenlemeler, "ElektroG" isimli yasa çerçevesinde kontrol edilmektedir. ElektroG'nin temel amacı, elektrikli ve elektronik ekipmanların yeniden kullanımı ve geri dönüştürülmesi yoluyla atık oluşumunu engellemek ve kaynak kullanımını daha verimli hale getirmektir. Bu yasa sayesinde, belediyeler ve geri dönüşüm tesisleri, sahip oldukları filolar ile e-atık toplama işlemlerini ücretsiz bir şekilde gerçekleştirmektedir. Bu toplama işlemi, bireylerin belirlenmiş e-atık toplama merkezlerini ziyaret etmeleri yoluyla veya büyük ölçekli atıklara sahip işletmelere özel nakliye hizmeti sağlanarak yapılmaktadır.

Almanya’da, elektronik atık geri dönüşüm zincirinde görev alan yaklaşık 222 şirket bulunmaktadır ve bunlardan 17 tanesi geri dönüşüm şirketidir [18]. İlginç bir şekilde, Almanya yalnızca kendi elektronik atıklarını değil, aynı zamanda diğer ülkelerin e-atıklarını da satın almaktadır. Örneğin, Almanya merkezli EARN (Avrupa İleri Geri Dönüşüm Ağı), Norveç, Türkiye ve İsviçre’den e-atık satın alarak bunları kendi tesislerinde ayrıştırmaktadır. EARN’in öncülüğünde kurulan Electrocycling [17] adlı firma, Almanya’nın en büyük geri dönüşüm tesislerinden biridir. Electrocycling bugüne kadar 500 bin ton AEEE geri dönüştürmüş olup, aylık 4000 ton kapasiteyle sektörde lider bir konumdadır. Electrocycling gibi firmalar, ticari partnerlerinden, bayilerden ve kamusal e-atık toplama noktalarından eski cihazları toplayarak bu cihazları kategorilere ayırmaktadır.

Cihazların işlenme süreci, önce çalışır durumda olan cihazların veya yedek parça olarak kullanılabilecek bileşenlerin kontrol edilip temizlenmesi ve paketlenmesi ile başlamaktadır. Ardından, zararlı bileşen içeren cihazlar parçalarına ayrılarak zararlı maddelerden arındırılmaktadır. Bu işlemden geçen parçalar çok kademeli bir kıyım sürecine tabi tutulmaktadır. Çıkan saf demir, bakır, alüminyum ve altın gibi değerli metaller eritilmek üzere döküm endüstrisine gönderilirken, plastik, seramik ve diğer materyaller çeşitli geri dönüşüm yöntemleriyle işlenmektedir. Electrocycling ayrıca, veri silimi ve endüstriyel tesis sökümü gibi hizmetler de sunmaktadır. Örneğin, Almanya’daki kişisel verilerin korunması yasasına uygun olarak, cihazların hafızalarındaki veriler güvenli bir şekilde silinmekte ve bu verilerin tekrar erişilebilir olması imkânsız hale getirilmektedir.

Bu süreçlere ek olarak, Almanya’daki çeşitli araştırma kurumları da geri dönüşüm projelerinde önemli bir rol oynamaktadır. Fraunhofer Enstitüsü’nün dâhil olduğu IRVE (e-atık için İnovatif Geri Dönüşüm Süreçleri) projesi, sensörler ve arama algoritmaları kullanarak e-atık cihazlarını tespit etmekte ve bu cihazların değerli materyal içerip içermediğini analiz etmektedir. Cihazlar daha sonra elektro-hidrolik parçalama yöntemiyle işlenmektedir. Bu yöntem, şok dalgalarının cihazdaki zayıf noktalara odaklanmasıyla parçalama işlemini gerçekleştirmektedir.

Almanya’da geri dönüşüm sektörü, farkındalık artırmak ve teknolojik yenilikleri tanıtmak amacıyla düzenlenen e-atık temalı fuarlar aracılığıyla da desteklenmektedir. Örneğin, Frankfurt’ta düzenlenen “E-Waste Expo” ve Berlin’de gerçekleştirilen “Electronics Goes Green” fuarları, sektör liderlerini bir araya getirmektedir. Bu etkinliklerde, yeni geri dönüşüm hatları ve otomasyon teknolojileri tanıtılmakta, geri dönüşüm süreçlerinde verimliliği artırabilecek yenilikler paylaşılmaktadır.

Ek olarak, Almanya’da sivil girişimler de e-atık konusunda aktif bir rol oynamaktadır. Sürdürülebilirlik ve çevre koruma temelli bir siyasi parti, insanları e-atık ile mücadeleye teşvik etmek için tamir kafeleri açılmasını desteklemekte ve aşırı tüketim kültürü hakkında farkındalık artırıcı etkinlikler düzenlemektedir. Ayrıca, mecliste e-atıkların geri dönüşümüne yönelik yeni düzenlemeler tartışılmaktadır. Örneğin, cep telefonu gibi cihazların satış fiyatlarına geri dönüşüm ücretinin eklenmesi gibi politikalar önerilmektedir. 

Özetlemek gerekirse e-atık yönetim süreçleri gün geçtikçe döngüsel ekonomilerin bel kemiği olmakta. Hızla gelişen teknoloji, özellikle yarı-iletken cihaz imalatı, bu durumu artık 'gerekli' bir hale getiriyor. Ortalama elektronik cihaz kullanım süreleri düşerken, bu cihazların geri dönüşüm süreçlerinin sağlığa, çevreye ve döngüsel ekonomiye uygun yapılması, bir kilometre taşı olarak karşımıza çıkıyor.  Almanya, AB içinde e-atık toplama ve geri dönüşümüne çok daha önceden başlamış bir ülke. Türkiye gibi e-atık işleme süreçlerine yeni başlayan devletlerin halihazırda işleyen süreçleri analiz etmeleri, yol haritası çıkarmaları ve gerekli yatırımları devreye sokmaları, gelecekte e-atıklarını başka ülkelere yollamaktansa yerel düzeyde geri dönüşüm süreçlerine dahil etmeleri, yine bu ülkelerin yerel pazarlarının lehine olacaktır. E-atık geri dönüşümü hem finansal olarak hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük avantajlar sunmaktadır. Bununla birlikte, geri dönüşüm süreçlerinin etkin çalışabilmesi için devlet destekli teşvik mekanizmaları, katı denetim sistemleri ve halkın bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, elektronik üreticilerinin de ürünlerini daha uzun ömürlü, tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir şekilde tasarlamaları, e-atık yönetiminin gelecekte daha verimli bir hale gelmesini sağlayacaktır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için, bu alanda küresel iş birlikleri ve teknolojik transferler, sürdürülebilir e-atık yönetimi adına kritik bir rol oynayacaktır.
Dr. Erenus Yıldız
D-TAB  Bilimsel Değişim Sorumlusu
erenus.yildiz@dtab-goettingen.de

Kaynakça

[1] Electronic waste | Britannica. (2025, January 10), https://www.britannica.com/technology/electronic-waste

[2] Global E-Waste Monitor 2024 | United Nations Institute for Training and Research (UNITAR), https://unitar.org/about/news-stories/press/global-e-waste-monitor-2024-electronic-waste-rising-five-times-faster-documented-e-waste-recycling

[3] E-waste generation in Europe by country | Statista, https://www.statista.com/statistics/1219408/ewaste-generation-europe-by-country

[4] The Global E-Waste Monitor 2024 | EWasteMonitor.info, https://ewastemonitor.info/the-global-e-waste-monitor-2024

[5] Waste statistics - electrical and electronic equipment | Eurostat, https://ec.europa.eu/eurostat/statistics-explained/index.php/Waste_statistics_-_electrical_and_electronic_equipment

[6] The Health Risks of E-Waste" (2019, May 21), World Health Organization (WHO), https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/e-waste.

[7] Restriction of Hazardous Substances (RoHS) Directive, European Commission, https://ec.europa.eu/environment/waste/rohs/

[8]Njoku A, Agbalenyo M, Laude J, Ajibola TF, Attah MA, Sarko SB. Environmental Injustice and Electronic Waste in Ghana: Challenges and Recommendations. Int J Environ Res Public Health. 2023 Dec 23;21(1):25. doi: 10.3390/ijerph21010025. PMID: 38248490; PMCID: PMC10815197

[9]"Almanya’da E-Atık Geri Dönüştürme Ekosistemi ve Türkiye Açısından Çıkarımlar," Erenus Yıldız, İktisat ve Toplum Dergisi, Sayı 117, Sayfa Aralığı: 72-94, https://iktisatvetoplum.com/almanyada-e-atik-geri-donusturme-ekosistemi-ve-turkiye-acisindan-cikarimlar-erenus-yildiz/

[10] Umweltbundesamt. (2014, May 8). Waste regulations. Retrieved April 28, 2020, from https://www.umweltbundesamt.de/en/topics/waste-resources/waste-management/waste-regulations

[11] BMU. (n.d.). Waste Management in Germany 2018 – Facts, data .... Retrieved April 28, 2020, from https://www.bmu.de/fileadmin/Daten_BMU/Pools/Broschueren/abfallwirtschaft_2018_en_bf.pdf

[12] Umweltbundesamt. (2014, May 8). Waste regulations. Retrieved April 28, 2020, from https://www.umweltbundesamt.de/en/topics/waste-resources/waste-management/waste-regulations

[13] Europa EU. (n.d.). Directive 2008/98/EC - EUR-Lex. Retrieved April 28, 2020, from https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex%3A32008L0098

[14] E-waste recycling drop-off points | Department of Agriculture, Water, and the Environment. Website: https://www.environment.gov.au/protection/waste-resource-recovery/television-and-computer-recycling-scheme/drop-off-points. Accessed: 4 May 2020.

[15] Find Your Nearest eWaste DropZone | MRI e-cycle solutions. Website: https://mri.com.au/dropzone/. Accessed: 4 May 2020

[16] “Urban Mine Platform -ProSUM Project.” https://futuram.eu/library/prosum-project-results/. Accessed 17 January. 2025.

[17] (n.d.). Electrocycling GmbH -Recycling von Elektro- und ....Retrieved January 17, 2025, //www.electrocycling.de/

[18] (n.d.). e-waste recycling Companies in Germany - Environmental .... Retrieved January 17, 2025, from https://www.environmental-expert.com/companies/keyword-ewaste-recycling-69583

Share by: